19 Ocak 2010 Salı

Hayat Bayram Olsa



Nisan ve güney bizim sosyofobikliğimizin tavan yapmasına sebep olmuş iki gayda'dır.
Normalde insansever kişiler olmamıza rağmen, Erdem de ben de etraftan eleştiri gelecek diye balkonda kesinlikle osurmayız ve müzik setinin "bass" tuşuna basmayız. Ha keza camdan örtü silkelemez, apartman bahçesinde halı yıkamaz, arabamızı asla başkasını zora sokacak şekilde parketmezuk.
Bu manada birinin bize, "arkadaşım bakar mısın?" demesi ya da "komşum iyi hoş da..." şeklinde cümle kurması bizim hayatımızdan ikişer sene çalar.
Nisan ile Güney in bu sosyofobikliğe katkıları aşağıda sıralanmıştır;
*Güney bir gün (yaş daha 2,3) uyumamak için diretir, arızaya geçer, saçmalar, sinir eder.
Babası da yatağına yatırır, "bak oğlum, uyku saatin ve ister ağlayarak istersen yatağında oyuncağınla oynarak uyu, sen seç. ama artık ağlasan da bağırsan da ben gelip ilgilenmeyeceğim" der. Ki bunu demeden önce minumum 46 kere salon ve Güney arasında mekik dokumuştur.
İşte o an Güney bizim kalemizi yıkamayacağını anlar ve komşu korkumuza oynamaya başlar;
Baaabaaa, babaacıığğıımmmm (haykıran içli titrek sezercik sesi ile tahayyül ediniz) neden beni karanlıklarda bırakıyorsun? Baaabaa babacığım; yazık değil mi bana? Korkuyorum diyorum, nedeğn inanmıyorsun?
Babaaaa, seni çok seviyorum, beni hiç mi sevmiyorsun, sesimi duymuyor musun? Aaahhh suuuu çok susaadım, boğazım acıyor, babaaaa bir bardak su bile veremez misin? Bayılacak gibiyiiim diyorum. lüffeeeennn
Allahım herşey külliyen yalan, oda karanlık değil, suyunu içip yattı.. Ama komşu ne bilsin? Arayacak polisi, diyecek çocuğu bırakıp gittiler evde. Biz sonra karakolla uğraş sosyal hizmetlerle uğraş...

*Nisan ise sesinin ayarını yapamayan bir kuzudur. O küçük kaşık suratın, bıdık boyun altında oktavlarca ses yatar.
Anneanneler Bodrum' a taşındığında henüz yeni yeni yerleştikleri evlerinde yatmışız uyuyoruz. O zamanlar 2,5 yaşında.Gecenin 3' ü Nisan bir vesile uyandı.
Ağlamak ki ne ağlamak; böğürmeye yakın tonda çığlıklar. YAAA AN-NE! SIC-CAK DİYORUM, NE BİÇİM DE SICAK DİYORUM BBÖÖHHÜÜÜGGRRRR U-YU-YA-MI-YORUMGGGHHHHHH!!
Nisan sıcaktan yakınadursun, alt ve üst kat komşular büyük ihtimalle yüksek desibele bağlı kalp krizi geçirdiler o arada. Ben de Nisan'ı en kısık sesimle ikna etmeye çalışıyorum; "Annecim bak anneanneler yeni taşındı; komşular kızarsa ayıp olur, kavga var sanarlar, polis molis çağırırlar.
Nisan ikna oldu. Ama her cümle arasında öyle bir TA-MAM deyişi var ki, deminki böğürmeye uyanmayan arka mahalle de tahminim ışıkları yakmaya başlamıştır.
Aynen şöyle oldu;
-Annecim bak anneanneler yeni taşındı; komşular kızarsa ayıp olur, bağırma lütfen
TA-MAM
-yavaş konuş kızım, küçük sesle konuş, yoksa kavga var sanarlar, polis molis çağırırlar
YAAA TA-MAAAM
-Nisan lütfen kısık sesle konuşur musun?
-YAA TAMAM DIYORUM ANLADIM DİYORUM NEDEN HEP HEP HEEP AYNI ŞEYİ SOYLUYORSUGGGNNNN BÖÖHHUHHHH
-ama bağırma diyorum bağırıyorsun, anladın mı beni? Kısık ses istiyorum?
-TAAA-MAAAAM
O gece tahminim 20-30 kere ta-mam deyip haykırdı.Ömrümden bir o kadar gün çaldı.




Toplumsal bir baskı olmasa, mesela yoldan geçen bir kadın, bizimkilerin yere oturduğunu görüp; "cıkcıkcıkc taş çeker ayol, ne biçim analar var" demese, ben çocğumla yolda tartışırken biri durup da " hiişşt ayıp ama, polise veririm seni" diye tuz biber ekmese, "alışveriş merkezi koridorlarında düşmeli yakalambaç oynadıklarında "çocuğunu şımartmayacaksın işte böyle azar sonra" demese gerizekalının biri, evimizin dağınıklığı kimsenin derdinde olmasa;ben de günde milyon kere "yapmayın etmeyin çocuğum demesem; sadece günde bir iki kez "hayır" desem, çocuk da o "hayır"ın kıymetini bilse, sonra o "hayır" kısala kısala kaş kaldırmaya dönüşse; bütün dünya buna inansa bir inansa hayat bayram olsa....








11 yorum:

Magissa dedi ki...

Boyle okuyunca, fotograflara bakinca cok eglenceli oluyor, cok guluyorum ve o suratlari isirasim geliyor Aysenanim, ama millet birini bile kovalamasini dinozor zaptediyormuscasina anlatirken sizin iki tane hareketli bucurle mucadeleniz gercekten takdire $ayan!

Zeynep dedi ki...

Çocukları hak hukuk adalet ve en temel sosyal doğrulara alıştırırken de, ben anladım ki, abartmamak gerekiyor. Mesela ben şunu daha yeni öğrendim: şu anda 9.5 yaşındaki oğlum ben her kaldırıma park etmiş arabanın sileceklerini kaldırırken çok korkuyormuş, yakalanırsak diye. Ve sık sık kaldırımdaki park etmiş arabaları görmemem için dikkatimi dağıtmak ihtiyacı duyuyormuş. Servis şöförü ters yönden gittiğinde bir keresinde "indirin beni" diye tutturmuş. Her tanıdığımıza "kulaklıksız anfiye gitar bağlanmaz" diyen küçük oğlumun ise komşunun iki yaşındaki kızına asansörde "sabahtan akşama kadar flüt çalınır mı hiç, biz uyuyacağımız, dinleneceğimiz zaman sen hep flüt çalıyorsun çok rahatsız oluyoruz" demesi de bir yandan medeni cesaret açısından beni sevindirdi, bir yandan da "ulan iki adet kıllanan adam yetiştirdim yuh bana" dememe sebep oldu. Yani tüm dünyanın yükü onların sırtında olmasın, ama bir yandan da hak hukuk adalet ve temek sosyal doğruları bilsinler ve uygulasınlar ama fıttır(t)madan. Bi de 47 kilo olayım.

Eva dedi ki...

:) Çocuk dediğin budur! Böyle olmalıdır! Korku barındırmasın bünyeleri! Yine güldüm yine güldüm :)

Queen I. Ayseneviç dedi ki...

Magissa, sana sonuna ve donuma kadar katılıyorum. "Ay sizin ikiz, en azından birbirleriyle oynarlar rahat edersiniz, bizimki tek ama çok hareketli" diyenlere cevap dahi vermeden sırtımı dönüp gidiyorum artık...

Tanrı seni korusun ve kutsasın!

Queen I. Ayseneviç dedi ki...

Zeynep şu mesajı yazabilmek için inan son 3 günde kırk kere niyet ettim ama her seferinde " bi de 47 kilo olayım" deyip gülme krizine giriyorum.
Bak gene...

Adsız dedi ki...

bolgunuzu magissa sayesinde kesfettim..bayıldımmmm.... bundan sonra sıkı takipçinizim...
47'ye gerek yok bide 57 olayım yeter :))))))))))

Adsız dedi ki...

ben bu çocukları bugün rüyamda gördüm. güney gelip tokalaşıyordu benimle,'meraba ben güney' diye, hayran kaldım rüyamda =)

özge

Damla dedi ki...

Güzel yazı olmuş. Sosyal hayatımızı değiştirdikleri kesin. İşin ironik tarafı kısa süre sonra onların, "anne arkadaşımın yanında bana böcek deme" gibi bizim davranışlarımızdan rahatsız olacak olmaları. Acaba annem benim yaptıklarımın intikamını alıyor olabilir mi diye düşünmüyor değilim :)

Adsız dedi ki...

Merhaba, ben sizden şikayetçiyim. 'Neden yahu?' deiğinizi duyar gibi oldum. Bende de her insanda olduğu kadar batıl inanç vardı ancak sizin yüzünüzden 'Aman Nisan'la Güney'e nazar değmesin.' efendime söliyim 'Aman ne tatlı aile bunlar merdiven altından geçmesinler.' haline büründüm.Bunu bana neden yaptınız? =)Aslında ben, sizin ikizlerden önce takipçinizdim ya sözlük okuru olarak, neyse. Onlar da geldi tadından yenmez oldunuz. Bir de nasıl güzel hayallerin içine yolladınız beni 47'ler 57'ler ahh..

kahvegibi dedi ki...

Gene gitti ses.

(not: yorum doğrulama şeysi bile hak verdi bana "aggedn" diyor, haggatten yani)

asmira dedi ki...

çok uzun zaman oldu blog güncellenmeyeli.her şey yolunda mı?